Hala yalniz misin ?
yalnızlık genel bi kavram
Izmite taşınalı 3 ay oldu hâlâ kimseyi tanımıyorum. Arkadaş olmak isteyen, tanışmak isteyen olursa büyük onur duyarım. ^^
İZMİTE TAŞINALI 3 SENE OLDU HALA ARKADAŞIM YOK KDODPELDLDŞC
stres herkesi mahveder ama ben öldürüyor.
ne zaman bir konuda aşırı strese girsem iştahım kapanıyor, yemek yiyemiyorum. üstelik gece aniden uyanıp kendimi klozette kusarken buluyorum. boş mide nasıl kusulur.
doktorum, daha fazla stres yaparsan hastalığın iyice artacak, o nefret ettiğin ilaçları içmek zorunda kalacaksın. şu an bile içmen gerekirken biraz daha zorlarsan kendini, senin tabirinle uyuşturmak zorunda kalacağım seni, dedi.
kendini toparla. sakinleşmeyi, gevşemeyi öğrenmelisin. sonuçlarına katlanacak olan sensin. böyle devam edersen, stres yaptığın konu seni yok edecek. başarmak istediğin mevzu için ne kadar çabalarsan çabala kaybedeceksin.
yoga yapmaya geri mi dönsen ya da belki arkadaşlarınla dışarıya çıkarsın.
olmaz. çıkarsam hasta olabilirim. ev güvenli. biraz daha sabretmem lâzım sadece. biraz daha çabalamam. daha sonra istediğimi, dilediğimce yapabilirim.
of. gene kendi kendime konuşurken buldum kendimi. iki uçlu duygu durum bozukluğu falan filan. siktiri boktan meseleler.
yat zıbar.
bak andım olsun. bir gün, ne zaman olur bilemiyorum, ama bir gün karşına çıkıp “beni sevmekten neden vazgeçtin diye bağıracağım. beni seven tek insan nasıl olur da birden sevmemeye başlar. aklım almıyor. inan aklım almıyor. senin beni sevdiğine bile şahit olan bu beynim, gözlerimin içine bakmaya doyamayan, gözyaşlarını sildiğim o insan nasıl olur da pat diye, sanki hiç sevmemiş gibi beni sevmediğini söyler.
her şeyi kabulleniyorum, annemin babamı sevmediğini bile kabulleniyorum ama senin sevmediğini kabullenemiyorum. ulan nasıl ya. nasıl bitirdin bitirdin içinden taşan o koca sevgiyi. nasıl?
n'olur banada öğret nasıl sevmedin beni.
Eh bir zamanlar ben beni ancak böyle tarif edebilirdim. Lakin ‘O ben’ nasıl diye diye öğrendi. Seni dünyada seven tek insan, her şeyiyle seni kabul eden, gözlerine bakmaya kıyamayan tek insan bir kuş geçişi anında senden vazgeçebiliyormuş. Ondan sonrası hep ‘o da sevmemişse kimse sevemez beni zaten'lerle geçiyor. Çıkıp karşına sevdiği kadını anlatıyor hatta eline rüzgar değmesin diye ellerini avuç içlerine alan insan ne kadar üzüleceğini bile bile yapıyor bunu hatta belki daha da ileri gidip onu bambaşka sevdiğini, yüreğinin hiç çarpmadığı gibi çarptığını söylüyor. Beni de öyle severdin demene kalmıyor 'yok öyle değil o bambaşka'larla göz kapaklarına ve karnına yeni sancılar saplanıyor. Sözler inandırıcı gelmiyorsa eğer gözlerinde bir hiç oluşunu izlemeye gidiyorsun. Izliyorsun da. Seni hiç tanımıyor ne nefret ne igrenti ne sevinç ne pişmanlık ne keder ne mutluluk. Boşluk … O boşluk varya şöyle bir güzel seni içine alıp kaybediyor. Boğuluyorsun ayaklarının ucuna koskoca dünyanın yükü bağlanıyor da kaldırımların içine göçüyorsun. Hayır kuş sürüsü gibi değil. Tıpkı, tıpkı terkedilmiş ve dolayısıyla yalnız evlerin yıllara olan isyanının yitişiyle göçmesi gibi… sonrası … 'o da sevemediyse beni kims’
bak andım olsun. bir gün, ne zaman olur bilemiyorum, ama bir gün karşına çıkıp “beni sevmekten neden vazgeçtin diye bağıracağım. beni seven tek insan nasıl olur da birden sevmemeye başlar. aklım almıyor. inan aklım almıyor. senin beni sevdiğine bile şahit olan bu beynim, gözlerimin içine bakmaya doyamayan, gözyaşlarını sildiğim o insan nasıl olur da pat diye, sanki hiç sevmemiş gibi beni sevmediğini söyler.
her şeyi kabulleniyorum, annemin babamı sevmediğini bile kabulleniyorum ama senin sevmediğini kabullenemiyorum. ulan nasıl ya. nasıl bitirdin bitirdin içinden taşan o koca sevgiyi. nasıl?
n'olur banada öğret nasıl sevmedin beni.
bir şeyleri değiştirebilmeyi diliyorum şu aralar en çokta. kaldıramayacağım kadar büyük sorumluluklar var üzerimde. bunların olmamasını diliyorum. geçmişten gelen tramvalar hâlâ etkisini gösterirken bir yenisinin eklenmesine izin vermek istemiyorum. ama içten içe. çünkü her ne kadar bu sorumluluk benim omzumda gibi gözüküyor olsada aslında değil. evet, hayatımı ciddi anlamda sarsabilecek bir karar bu. kararı veren değilken bu denli düşünmem de anlamsız.
sonuçlarından mutsuz olursa ne olacak? denemiş olacak. hiç denemeden pişman olmak mı istersin, deneyip pişman olmak mı? sonuçları tüm dünyamı/dünyanı sarsacak ve hatta ciddi yıkımlar çıkaracak olsa bile denemeyi seçersin, biliyorum.
bu yüzden, bu işe çok fazla girmeden ama her ne olursa olsun destek olarak, sonuçları da omuzlanarak devam etmek istiyorum. sonuçta benim hayatım değil. onun ve hayatında ilk defa bir isteğini gerçekleştirebilecek. karşısına çıkamam böyle bir konuda. tek problem, yüzüme nasıl bakacağım? o gece nasıl rahat uyuyacağım?
sus. düşünme daha fazla. bırak birkaç günde olsa özgür olsun.
peki ya ben ne olacağım? bunu atlatabilecek miyim? bu diğerleri ile kıyaslanamayacak kadar zor. ya başaramazsam?
of. sus sadece. düşünme.
geceleri özellikle. bir şeylerin eksikliğini hissediyorum, özlemi içimi yakıyor. bir kişi diyemem bu hislere sebep olan. birçok kişi. hayatıma girip çıkan, kendimden ödün verdiğim, her girene tüm sevgimi gösterdiğim ve her seferinde yalnızca benim canımın yanması.
uzun zamandır yazmıyorum. kaçıyorum. yazmak deşmektir biraz ve ben o yaraları zor kapattım.
-sahiden, kapattığını mı düşünüyorsun? öyleyse sandığımdan da aptalsın. hâlâ kanayan, hâlâ minik bi olayda bile kitlenip soğuk soğuk terlediğin yanaklarını ısırmaktan kanattığın insansın. hiçbir şey değişmedi. ve hiçbir yaran kapanmadı. kapanmayacak. nerden mi biliyorum, çünkü daha dün gecenin bi yarısında ağlayarak uyandın. 5 sene önceki sevgilinin seni tekrar aldattığını, tekrar sana aynı şeyleri anlattığını. o kızı nasıl öptüğünü, vücuduna nasıl dokunduğunu, sen sesini duyunca bile titrerken o seni orada aldattı. ve bunu sana anlattı. bi gram umrunda olmadan. sen sus artık yeter diye hıçkırıklarla mosmor olmuş vaziyette nefessiz kalırken o seni umursamadı ve güzel kızım, üzerinden 5 sene geçti. daha büyük acılar atlattın. ölümle yüzleştin. sevdiğin bi insanı kaybetmek ne demek yaşadın. defalarca daha aldatıldın. defalarca daha krize girdin, hastaneye yattın ve her seferinde geçti dedin. üstünü örttün o yaraların sonra başkasına açtın kalbini. çünkü hep sevgisiz insanlara denk geldin, sevgisizliğin ne olduğunu her zerren biliyor sırf bu yüzden belki birisi de beni sever umudu ile yok saydın tüm her şeyi. güveniyorum dedin, beni seviyor dedin, aldatmaz o yapmaz dedin, bu sefer güzel bi şeyler olacak dedin ama bak hâlâ 5 sene önceki acıyla uyanıyorsun geceleri. hâlâ o hisleri hatırlıyorsun dün gibi ve hâlâ güveniyorsun birilerine. salaksın.
-salak değilim. birgün bende sevileceğim. her şey sevgi ile düzelir. sadece inanıyorum.
(via beklentileruzer)
bende. ama gelmeyecek.
sana aşık olmuştum çünkü dürüsttün. bu benim için her şeyden önemliydi ta ki bana seni sevmiyorum diyemeyecek kadar korkak olduğunu görene dek. her şeyin büyüsü gitmişti; aşk, sevgi, dürüstlük. o an bitti işte. korkaklığın ile yok ettin bizi.
merhaba. okuyan olur ya da olmaz. umrumda değil. uzun zamandır paslandım, hiçbir şey yazmıyorum artık. eskisi gibi bir şeyler karalamaya başlayacağım buraya. belki içimdeki nefreti kusabilirim diye. umarım bu kararımı gerçekleştirebilirim bu sefer.
-boynubükükmavipapatya
İnsan bazen düşünüyor, kaybettiklerini.
Ama ben rakı masasında değil, dans ederken aniden düşünüyorum kaybettiklerimi.
Ayaklarım uyuşuyor sanki, etrafımı göremiyorum, müziği duyamıyorum.
Sanki o an sadece beynim ve ben yalnız , yapayalnız uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
Yolculuk esnasında kimse konuşmuyor.
Ama birbirimizi çok iyi anlıyoruz.
Aynada gördüğüm suretimin altından , o olmadan.
Bazen kanıyoruz , bazende bu sefer kalbimzii mi dinlesek diyoruz,
Size bir şey diyim mi ?
Bu yolculukların sonu hep , tren raylarına çıkıyor. Ve soğuk bir kış gününe.